Menü

Arşivler: Cevaplar

Cevap

Kadınların, abdest dualarını baş açık vaziyette okumasında sakınca var mıdır?

​Fıkıhta örtünme (setr-i avret), özellikle namazın şartlarından biridir. Yani namazın geçerli olması (sıhhati) için vücudun belirli kısımlarının örtülmesi bir zorunluluktur. Ancak namaz dışındaki zikir, dua, tesbihat veya Kur’an tilaveti gibi ibadetler “namaz” hükmünde değildir. ​Bir şeyin namaz içinde farz olması, namaz dışında da farz olmasını gerektirmez. ​Bu nedenle, namaz dışında Allah’ı zikrederken veya dua ederken…

Gelenekleri dinimizden önce tutan kişiler dinden çıkar mı?

Bu konu, İslam akidesinde (inanç esaslarında) oldukça hassas bir dengeyi temsil eder. Bir kişinin gelenekleri dinden “üstün” tutması, bu tutumun mahiyeti ve kişinin niyeti üzerinden değerlendirilir. ​Eğer bir kişi, bir geleneğin veya beşeri bir hükmün; Allah’ın koyduğu bir hükümden daha doğru, daha üstün veya daha çağdaş olduğuna inanarak onu tercih ederse, ​”Allah’ın kuralı geçersizdir, bizim…

Uygunsuz ve kötü davranışlara öksürerek tepki vermek caiz mi?

Eğer öksürmek, karşıdaki kişiyi kırmadan, aşağılamadan veya alay etmeden sadece “buradayım” demek ya da yapılanın yanlış olduğunu nazikçe ihsas ettirmek (hissettirmek) için yapılıyorsa, bunda dini bir sakınca görülmez. İslam’daki Emr-i bi’l ma’ruf ve nehy-i ani’l münker ilkesi gereği, bir yanlışı düzeltmek görevdir. Ancak bu düzeltme yapılırken “hikmetli ve güzel bir öğütle” hareket edilmesi istenir. Karşıdaki…

Alevi komşunun getirdiği yemeğin yenmesi caiz midir?

Sebze, meyve, hamur işi gibi et dışındaki gıdaları hazırlayanın inancı, yemeğin helalliğini etkilemez (içine haram bir madde karışmadığı sürece). Dolayısıyla bir ateistin veya bir müşriğin pişirdiği sebze yemeği de helaldir. Ancak et ürünlerinin helalliği, hayvanın cinsi kadar kesen kişinin niteliğine de bağlıdır. Kesen kişinin Müslüman veya Ehl-i Kitap olması bu noktada belirleyici unsurdur. Kişinin “Müslüman”…

Eşim beni üç talakla boşamasına rağmen evliliği sürdürmek için zorluyor, bu durumda ne yapmalıyım?

Dört mezhebe göre bir mecliste, tek kelimeyle veya peş peşe söylenen “Üçten dokuza boşsun” veya “Boşsun, boşsun, boşsun” ifadesi üç talak (bâin talak) sayılır ve evlilik tamamen biter. Bu görüşe göre, eşlerin tekrar birleşmesi ancak hulle (başka bir evlilik ve boşanma) ile mümkündür. Bazı alimler ve günümüzde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın da dahil olduğu bazı kurumlar,…

Toplu ortamda hapşıran kişiden uzaklaşmak onu rencide etmek sayılır mı?

İslam hukukunda ve ahlakında bu durum, “nefsi koruma” (hıfzı’n-nefs) ile “mümin kardeşini hor görmeme” (tahkir etmeme) arasındaki dengeyle ilgilidir. ​İslam hukukunun temel kaidelerinden biri şudur: “Zarar ve mukabele-i bi’z-zarar yoktur.” (Yani ne zarar verilir, ne de zarara zararla karşılık gösterilir.) Peygamberimiz (s.a.s.), bulaşıcı hastalık riski olan durumlarda mesafeyi korumayı tavsiye etmiştir: “Cüzzamlıdan, aslandan kaçar gibi…

Öğrencinin mekale ve benzeri ödevleri başkasına ücretle yaptırmasının hükmü nedir?

Ödev veya makaleyi başkasına yaptırıp altına kendi imzanızı atmak İslam hukukuna göre birkaç yönden sakıncalıdır. Kendinize ait olmayan bir emeği kendinizinmiş gibi sunmak, kurumu (üniversiteyi) ve hocayı aldatmaktır. Rasulullah (s.a.s.) “Bizi aldatan bizden değildir” buyurmuştur. Kendi emeğiyle çalışan diğer öğrencilerin önüne, haksız bir çabayla geçmek diğer öğrencilerin hakkına girmektir. Diploma, devletin veya kurumun size “bu…

Genç kadınların yaşlı erkek komşuya selam vermesi, hatır sorması caiz mi?

”Genç kadın” (şâbbe) ile “yabancı erkek” arasındaki selamlaşma, taraflardan birinde bir meyil veya yanlış anlaşılma uyandırabilir. Alimler, yaşlı bir erkek bile olsa, karşıdaki kişinin niyetinin veya kalbindeki marazın (hastalığın) bilinemeyeceğini söyler. Bu yüzden “fitneye sebep olma ihtimali, selamın sünnet olmasından daha önceliklidir” diyerek selamı uygun görmemişlerdir. ​Kur’an-ı Kerim’de Peygamber (s.a.s.) eşlerine hitaben yapılan şu uyarı,…

Promosyon benzeri haram kazanımların bakmakla yükümlü yakına verilmesi caiz mi?

​İslam hukukunda bir kimse, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin (usul ve füru) ihtiyaçlarını karşılamakla mükelleftir. Eğer kişi, elindeki haram veya şüpheli bir parayı (promosyon, faiz vb.) bu kişilere harcarsa, kendi cebinden helal kazançtan çıkması gereken nafaka masrafını haram paradan ödemiş olur. Bu durum, haram parayı dolaylı yoldan kendi menfaatine kullanmak anlamına gelir. Kişi, haram parayı nafakaya…

Darul-Harp’te müslüman ile gayrimüslim arasında faiz muamelesinin hükmü nedir?

Darülharpte (İslam hukukuna göre Müslümanların hakimiyetinde olmayan topraklarda) faiz meselesi, İslam hukuk tarihinin en çok tartışılan konularından biridir. Bu konuda iki ana görüş oluşmuştur. ​1. Cumhurun (Şafii, Maliki, Hanbeli ve Hanefilerden İmam Ebu Yusuf) Görüşü ​Cumhur fukahaya göre faiz, dünyanın neresinde olursa olsun kesinlikle haramdır. Darülislam veya darülharp ayrımı bu hükmü değiştirmez. Kur’an-ı Kerim’deki faiz…