Arşivler: Cevaplar
Cevap
Kunut duasını unutup rukuya giden kişi ne yapması gerekir?
Allah’a ihlasla kulluk etmek, namaz ve duayı uzatmak, sükût etmek, dua etmek, ibadet kastıyla ayakta durmak gibi anlamlara gelen kunut, dinî bir terim olarak, namazda rükûdan önce veya sonra ayakta dua etmeyi ifade eder. Vitir namazında kunut duasını okumak vaciptir. Bundan dolayı kunut duasının terki veya tehirinden dolayı sehiv secdesi yapmak gerekir (Haddâd, el-Cevhera, 1/77)…
Hisseli arsanın ortaklarından biri hakkından fazla yer işgal etse ne gerekir?
Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine gereken ceza; yapılan tecavüzün izalesi ve bu süre içerisinde gasp edilen menfaatin tazmini olacaktır. Ecrimisil diğer adıyla haksız…
Dil ile telaffuz etmeden kalpten zikir yapılabilir veya Kuran okunabilir mi?
Zikir, şükür kavramında olduğu gibi hem dil, hem kalb ve hem de bedenen yani amellerle olmalıdır. 1. Dil ile zikir: Allah’ı isimleriyle anmak, hamd etmek, tesbih etmek, Kur’an okumak, Kur’ân’ı dinlemek ve dua etmektir. Dil ile telaffuz olmadan Kuran okunmaz. Dil ile yapılan zikir, kalbi zikre yol açmalıdır. 2. Kalb ile zikir: Kalbi zikir, bedenin…
Alacak iddiasında bulunup şahidi olmayan kimsenin haklılık durumu nedir?
İddianın ispatı ve savunma hakkı, dâvanın mahkemece karara bağlanması prosedürünün iki önemli parçasını teşkil eder. İspatın konusu dâvanın mahiyetine ve çeşidine göre değişir. İspat yükü kural olarak dâvacıya aittir. İspat vasıtalarının başında şahitlik gelir. “Beyyine” tabiriyle genelde şahitliğin kastedilmesi, şahitliğin en yaygın ve tabii bir ispat vasıtası olması sebebiyledir. İddia eden kişi delil getiremediği takdirde…
Gayrimüslim bir kişide görülen bir güzellikten dolayı ona Maşallah demek caiz olur mu?
İnancımıza, Allah’ın emirlerine, ahlaki değerlerimize aykırı olmayan şekilde maşallah denilir. Müslüman bir insanda Allah’ın bir nimeti görüldüğünde mutlaka maşallah ve barekallah denilmelidir. Nefsin hased ve tamah etmesine asla izin verilmemelidir, nimete maşallah barekallah demek edeptendir. Maşallah sözü Allah’ın kuluna verdiği nimeti beğenmenin ifadesi olarak kullanılırsa gayri mislim kimselerde bir nimet görüldüğünde de kullanılması caiz olur….
Oje sürmek caiz mi, ojeli elin dışarıda gözükmesi günah mıdır?
Bir bayan makyaj yapabilir fakat bunu herkese gösteremez! Yani herkese güzel ve çekici görünemez. Kadın bu süslerini kimlere gösterebilir, kimlere gösteremez sorusunun cevabı Kur’an-ı Kerim’de Nur suresinin 31. ayetinde açıklanmıştır. Ayetin mealini okuyunca kimlerin yanında makyajlı ve başı açık dolaşabileceğinizi görebileceksiniz. Allah Teala şöyle buyurmuştur: “Mümin kadınlara da söyle gözlerini sakınsınlar; edep yerlerini ve çevresini…
Cariyenin avret yerinin diz kapağı ile göbek arası olduğu doğru mudur?
Tarihi kökeni oldukça geriye giden kölelik/cariyelik, Peygamber Efendimizin (s.a.s.) yaşadığı toplumda da yaygın bir olgu olmuştur. İslam’ın hoş karşılamadığı toplumsal statü farkına dayanan bu sınıfın yaşam şartları Peygamber Efendimizin (s.a.s.) tavsiyeleri doğrultusunda iyileştirilmeye gidilmiştir. Her fırsatı kölelerin hürriyeti için bir bahane olarak değerlendiren Peygamberimiz (s.a.s.), kendi döneminde devrim niteliğinde bazı tavsiye ve uygulamalarda bulunmuştur. Peygamberimiz…
Kaza orucu veya nafile oruç bozulduğunda yemek caiz olur mu?
Ramazan ayının gündüzünde çocuk buluğa erse, kafir Müslüman olsa, seferi mukim olsa hayızlı veya nifaslı kadın temizlense günün geri kalanını yemeden, içmeden tamamlarlar. Ramazan gününe hürmeten bunu yapmanın müstehap olduğunu söyleyenler bulunmakla birlikte vacip olduğu görüşü tercih edilmiştir. (Mecmeul’Enhur, 1/253) Buna binaen Ramazan’ın gündüzünde oruç tutmaya ehil olan kimseler günün geri kalanını yemeden içmeden geçirmeleri…
Ebeveynler evli veya boşanmış olan evladına zekat, fitre vb. verebilir mi?
Fakihler, verdiği takdirde faydanın kendisine döneceği kişilere zekât, fıtır sadakası, fidye ve kefâretlerin verilemeyeceğini belirtir. Kişi zekâtını, bakmakla yükümlü olduğu kimselere verdiği takdirde menfaat kendisine dönecektir. Bu da zekâtını kendisine vermesi anlamına gelir. (Heytemî, el-Fetâva’l-Fikhiyyetü’l Kübrâ III, 481) Öyleyse bir kimse usulüne ve furû’una zekât veremez. Usûl; anne, baba, dede, nine ve yukarısına denir. Fürû’…
Seferi imamın arkasında kılan seferi ve mukim cemaat namazını nasıl tamamlar?
Seferî kimse, hem seferî olan cemaate, hem de mukim olan cemaate imamlık yapabilir. Seferî olan kişi dört rek’atlı farz namazları iki rek’at kılacağı için mukim olan cemaate namaz kıldıracağı zaman, namaza başlamadan önce, “Ben seferîyim, ikinci rek’atın sonunda selâm vereceğim. Ben selâm verince siz selâm vermeksizin kalkıp namazınızı tamamlayınız.” şeklinde cemaati uyarması, karışıklığı önlemek bakımından…

