Hayır kurumuna fayda sağlamak için borsa işine girmek caiz mi?
Hayır kurumuna fayda sağlamak için borsa işine girmek caiz mi?
Elde edilecek kazanç, bir dini kurum için olacak olursa borsaya girilebilir mi?
URL Kopyala
İslam hukukunda ve genel fetva kriterlerinde “gayeye ulaşmak için kullanılan vasıtanın da helal olması” temel bir ilkedir. Dolayısıyla, elde edilecek kazancın hayır işine, camiye veya bir dini kuruma kullanılacak olması, yöntemi helal kılmaz. İslam’da “Hayırlı bir amaç için her yol mubahtır” anlayışı geçerli değildir. Amacın helal ve hayırlı olması gerektiği gibi, o amaca ulaştıran aracın (kazanç yolunun) da dinen meşru olması şarttır. Fıkıh kaidesi olarak, gayrimeşru yollardan elde edilen kazançla yapılan bağış veya hayırdan sevap beklenemez. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) “Allah tayyiptir (temizdir), ancak temiz olanı kabul eder” hadisi bu esasa dayanır. Dinen meşruiyeti konusunda olumlu fetvası bulunmayan, faiz, belirsizlik (garar), spekülasyon veya dinen yasaklanmış sektör yatırımları barındıran borsa/hisse işlemlerine girmek yasak kapsamına girer. Fetvası olmayan ve cevaz kriterlerini karşılamayan işlemlerden elde edilecek kazanç “kirli gelir” kabul edileceğinden, bunu dini bir kurum adına dahi olsa hedeflemek dinen caiz görülmez. Dini bir kurum, vakıf veya hayır derneği adına fon sağlanacaksa, bu kazancın kesinlikle dinen helal ve şüpheden uzak yollardan elde edilmesi gerekir. “Haram kazançtan verilen sadaka kabul edilmez; onunla yapılan hayrın da sevabı olmaz.” (Müslim, Tahâret 1) “Bir kimse haram yoldan bir mal kazanıp da onu Allah yolunda harcarsa bundan dolayı kendisine bereket verilmez; ondan sadaka verirse kabul edilmez.” (Ahmed b. Hanbel, Musned, I, 387) İslam hukukunda hayırlı bir amaç (örneğin cami, vakıf veya yetim yardımı), meşru olmayan bir aracı (faiz, haram kazanç, şüpheli borsa vb.) helal kılmaz. ”Kötü araçla iyi sonuca varılmaz”: Niyet ne kadar halis olursa olsun, bir işin kendisi veya yöntemi dinen yasaklanmışsa o iş hayır sayılmaz. Zira şer yoluyla hayır gelmez.

