Menü

Dijital oyunlar hangi şartlarda caiz olabilir?

14 görüntülemeOyun ve Spor
0 Yorum

Dijital oyunlar hangi şartlarda caiz olabilir?

Bir oyun var, haritalar üzerinde, Osmanlıyı v.s seçip fetihler yapa biliyoruz, Türkiyeyi seçebiliyoruz ve İslamı yayabiliyoruz. Sadece bu oyunda Memlük ve başka müslüman ülkelerle de savaşmak mümkün. Burda kanlı bir şeyler yok, sadece harita üzerinde. Böyle yapmak caiz midir? Bir de hocam futbol oyunlarında oyuncuların diz kapakları açık ola biliyor. Bu durumun hükmü nedir?

İsmail Hakkı Yelkenci cevap verdi

URL Kopyala
0

Dijital dünyayla kurulan ilişkiyi İslami süzgeçten geçirmek, çağımızın en önemli hassasiyetlerinden biridir. Bahsedilen oyun türleri üzerinden bu soruları fıkhi ilkeler, psikolojik etkiler ve zaman bilinci çerçevesinde, delilleriyle ele alalım. ​Bu tür oyunlar temel olarak birer simülasyondur ve gerçek hayatın ahlaki sorumluluklarını doğrudan doğurmazlar. Fıkhtaki genel kural şudur: “Eşyada aslolan ibahadır (mübahlık/serbestliktir).” Bir oyunun haram sayılması için içinde şirke teşvik, kumar, müstehcenlik veya gerçek hayata yönelik net bir zarar barındırması gerekir. Oyunda Memlüklerle veya başka bir Müslüman devletle savaşmak, gerçek hayattaki “Müslümanın Müslümanı öldürmesi” (büyük günah) hükmüne girmez. Bu, tarihteki siyasi ve askeri rekabetlerin dijital bir modellemesidir. Kul hakkı veya gerçek bir fitne (Müslüman kanı dökülebilir algısı v.b.) doğurmadığı taktirde bu durum caiz görülebilir. Oyunun sadece harita üzerinde, sembolik olması da bu açıdan olumlu bir durumdur. Sadizm veya vahşet duygularını körüklemediği için fıkhi açıdan sakıncası minimuma iner.

​İslam fıkhında erkeklerin avret mahalli, mezheplerin çoğunluğuna göre göbek ile diz kapağı arasıdır (Diz kapağının kendisinin dahil olup olmadığı konusunda içtihat farkları vardır). Realitede bir erkeğin bu bölgesine şehvetsiz de olsa bakmak caiz görülmemiştir. Ancak dijital oyunlardaki durum farklı bir boyuttur. Günümüz fıkıh alimleri ve fetva kurulları, ekrandaki görüntülerin gerçek insan bedeni değil, ışık yansımaları ve piksellerden oluşan animasyonlar olduğunu belirtir. ​Aynadaki yansıma veya suyun üzerindeki akis gibi, ekrandaki dijital karakterlerin diz kapaklarına bakmak, şehvet veya ahlaki bir yozlaşma barındırmadığı sürece asli avret hükmünde değerlendirilmez. Dolayısıyla futbol oyunlarındaki bu durum, oyunu oynamayı tek başına haram kılmaz. Ancak ​işin fıkhi boyutu olarak, bu oyunlar “şartlar sağlandığında mubah olur” dense de, sorunun en can alıcı noktası şudur ki; bir şeyin özünde mubah (serbest) olması, onun her koşulda helal kalacağı anlamına gelmez. Mubahlar, sınır aşılınca harama veya mekruha açılan bir kapıya dönüşebilir. ​İslam, insanın vaktini en değerli sermaye olarak görür. Kur’an-ı Kerim’de kurtuluşa eren müminlerin vasıfları sayılırken şöyle buyrulur: ​”Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden (lâğv) yüz çevirirler.” (Mü’minûn Suresi, 3. Ayet)

​Strateji oyunları yapısı gereği insanı saatlerce ekran başına kilitleyebilen, “bir tur daha” diyerek geceleri tüketen oyunlardır. Zamanın bu şekilde eritilmesi, Müslümanın hayat amacına terstir. ​Oyun dünyasına aşırı dalmak, insanı çevresine karşı duyarsızlaştırır, adeta dijital bir esir haline getirir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “İki nimet vardır ki, insanların çoğu bu ikisinde aldanmıştır: Sağlık ve boş vakit.” (Buhârî, Rikâk, 1) ​Oyun başında saatler harcayarak; beş vakit namazı vaktinde kılmayı geciktirmek veya kaçırmak (Meryem Suresi, 59. ayetteki namazı zayi edenler uyarısı), ​anne-baba, eş veya çocukların haklarını ilgisizlik yüzünden çiğnemek, zihni sürekli oyun stratejileriyle meşgul ederek tefekkür ve ibadet huşusunu kaybetmek, bu oyunları mekruh veya duruma göre haram çizgisine taşır. ​Özet olarak; bahsedilen strateji veya futbol oyunları, içeriklerinde inanca aykırı bir unsur barındırmadıkları için temelde oynamak caiz görülür. Futbolcuların diz kapaklarının görünmesi de dijital bir tasarım olduğu için bu cevazı bozmaz. ​Ancak bu oyunlar; kişiyi gerçek hayattan koparıyor, sorumluluklarını unutturuyor, namazlarını aksatmaya sebep oluyor ve sanal alemin “robotlaşmış bir mağduru” haline getiriyorsa, o zaman oynamak asla caiz olmaz. Dinimiz, insanın meşru da olsa bir eğlenceye esir olmasını caiz görmez. Oyun seni kontrol etmeye başladıysa durma vakti gelmiştir.

İsmail Hakkı Yelkenci cevap verdi
0
Cevap yaz..