İhtiyaç sahibi olmayan kişilerin iftar çadırına gitmesi caiz olur mu?
İhtiyaç sahibi olmayan kişilerin iftar çadırına gitmesi caiz olur mu?
İftar çadırına ihtiyaç sahibi olmayanın sürekli olmamak kaydıyla gitmesi caiz mi?
URL Kopyala
İftar çadırları, toplumsal dayanışmanın ve Ramazan ayının bereketini paylaşmanın bir sembolüdür. Durumu yerinde olan kişilerin bu çadırlarda iftar yapması meselesi, çadırı kuran kişi veya kurumun niyetine ve oradaki imkanların kısıtlı olup olmamasına göre fıkhi ve ahlaki açıdan değerlendirilir. İslam hukukunda genel bir kural vardır: “Vakfedenin şartı, nass (kesin hüküm) gibidir.” Eğer iftar çadırını kuran hayırsever veya kurum, bu yemeği sadece fakir ve yoksullar için tahsis etmişse, durumu iyi olanların oradan yemek yemesi helal olmaz. Çünkü mal sahibinin rızası sadece ihtiyaç sahipleri üzerinedir. Eğer çadır “ibnü’s-sebil” (yolda kalmışlar) veya “herkese açık bir ikram” niyetiyle kurulmuşsa, zengin-fakir ayrımı yapılmaksızın herkesin katılması caizdir. Günümüzde belediyelerin ve büyük vakıfların kurduğu çadırlar genellikle “toplumsal kaynaşma” amacı taşıdığı için genel bir davet niteliğinde olmaktadır ancak iftarın finanse edildiği kaynak hükmü etkiler. Ayrıca eğer iftar çadırında yemek sınırlıysa ve durumu iyi olan birinin orada yemek yemesi, dışarıda bekleyen gerçek bir ihtiyaç sahibinin aç kalmasına neden oluyorsa, bu durum sorun teşkil eder. Keza çadırların asıl amacı ihtiyaç sahiplerini doyurmaktır. Maddi durumu iyi olanların orayı bir “etkinlik alanı” gibi kullanıp kalabalık oluşturması, gerçekten ihtiyacı olan kişilerin oraya ulaşmasını zorlaştırır.

