Ödeme vakti gelmeden alacağı talep etmek caiz mi? Borçlunun ödemeyi geciktirmesi caiz mi?
Ödeme vakti gelmeden alacağı talep etmek caiz mi? Borçlunun ödemeyi geciktirmesi caiz mi?
Borcunu geciktiren kul hakkına girer mi, borç istemenin sınırı var mıdır dinimize göre?
URL Kopyala
Hanefî fakihlerinin büyük çoğunluğuna göre karz (ödünç) akdinde vade (ecel) bağlayıcı değildir. Eğer birine elden nakit para ödünç verdiyseniz, kağıt üzerinde “3 ay sonra ödeyeceksin” demiş olsanız bile, bu karz işlemi teknik olarak bir “teberru” (iyilik) kabul edildiği için alacaklı borcunu dilediği zaman geri isteyebilir. Borçlu da bunu imkanı varsa hemen ödemekle yükümlüdür. (İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-Kadîr, Cilt 7, Sayfa 396-397) Bu kaynakta karz akdinde vadenin mülzem (bağlayıcı) olmadığı, borçlunun vadeden önce de ödemeye zorlanabileceği açıkça zikredilir. Bir mal karşılığında (veresiye satış) veya bir hizmet (kira) sonucu doğan borçlarda ise vade bağlayıcıdır. Alacaklı, malı satarken vadeyi kabul ettiği için bu süre dolmadan parayı talep edemez. (el-Kâsânî, Bedâiu’s-Sanâi‘, Cilt 7, Sayfa 395) Kâsânî, “Semen” (satış bedeli) borçlarında ecelin (vadenin) hak olduğunu ve bu süre dolmadan borcun istenemeyeceğini detaylandırır. Buna göre, ödünçte; alacaklı “paramı şimdi getir” dediği andan itibaren, borçlunun imkanı varsa ödemeyi geciktirmesi kul hakkıdır. Satışta ise; vade dolmadan alacaklı parayı istese, borçlunun ödememesi bir hak ihlali değildir. Ancak vade dolduğu an ödememek zulümdür.

