Termik santral yapımına karşı çıkmak caiz mi?
Termik santral yapımına karşı çıkmak caiz mi?
Termik santrale karşı çıkmak caiz mi, insan ve çevre açısından santral olmaması için imza kampanyasına imza vermek caiz mi?
URL Kopyala
İslam hukukunda ve ahlakında “zararı gidermek” (def’-i mefasid) temel bir kuraldır. Termik santraller gibi hem insan sağlığını hem de ekolojik dengeyi doğrudan etkileyen projelerle ilgili tavır almak, fıkhın “zararı önlemek, fayda sağlamaktan önceliklidir” prensibi çerçevesinde değerlendirilir. İslam hukukunun genel kaidelerinden biri olan “La darara vela dirar” hadisi, başkasına zarar vermeyi ve zarara zararla karşılık vermeyi yasaklar. Hava, su ve toprak “kamu malı” (el-mülkü’l-âmme) hükmündedir. Eğer bir tesis, yaydığı gazlarla veya atıklarıyla bölge halkının sağlığını bozuyor, tarım arazilerini verimsizleştiriyor ve ekosistemi tahrip ediyorsa, bu durum bir “zulüm” ve “kul hakkı” ihlali sayılır. “Zararı def etmek, menfaat sağlamaktan evladır.” (Mecelle, Madde 30). Yani, bir santralden elde edilecek elektrik enerjisi (menfaat), o bölgedeki insanların akciğer hastalıklarına yakalanmasından veya suların zehirlenmesinden daha öncelikli değildir. Eğer bilimsel veriler santralin o bölgeye telafisi imkansız zararlar vereceğini gösteriyorsa, Müslümanların bu zararı durdurmak için hukuki ve sivil yollarla (imza toplamak, dava açmak, kamuoyu oluşturmak) çaba göstermesi sadece caiz değil, duruma göre vacip (gerekli) dahi olabilir. Kur’an-ı Kerim’de insanın yeryüzünü imar etmekle görevlendirildiği ve “yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaması” (A’raf, 56) emredildiği belirtilir. Tabiatı korumak, Allah’ın emanetine sahip çıkmaktır. Eğer ülkenin enerji ihtiyacı hayati derecedeyse ve termik santral dışında hiçbir alternatif (güneş, rüzgar vb.) kalmamışsa, bu bir zaruret olarak girebilir. Ancak günümüzde yenilenebilir enerji alternatifleri mevcutken, çevreye ağır zarar veren bir yöntemde ısrar etmek bu kaidenin suistimali olarak görülebilir. Sonuç olarak, çevreyi ve insan sağlığını korumak için, meşru ve hukuki sınırlar içerisinde kalmak kaydıyla her türlü barışçıl eylem (imza kampanyası dahil) İslam’ın “iyiliği yayma ve zararı engelleme” ruhuna uygundur.

