Menü

Ergen veya ergenliğe yakın bir kızın yurt dışında karma eğitim görmesi caiz mi?

194 görüntülemeErkek - Kadın İlişkileri
0 Yorum

Ergen veya ergenliğe yakın bir kızın yurt dışında karma eğitim görmesi caiz mi?

Yurtdışında lise için burs kazanan ergen veya ergenliğe yaklaşmış bir kızın, eğitim amacıyla teyzesi ile birlikte yurt dışına gidip eğitim alması caiz mi?

İsmail Hakkı Yelkenci cevap verdi

URL Kopyala
0

“Allah’a ve ahiret gününe inanan bir kadının, yanında bir mahremi olmaksızın üç günlük (veya daha fazla) bir yolculuğa çıkması helal değildir.” (Buhari, Müslim) Hadisteki yasak geneldir, yolun güvenli olması veya yanında başka bir kadının (teyze gibi) bulunması bu hükmü değiştirmez. Teyze de bir kadın olduğu için, hadiste kastedilen “koruyucu erkek mahrem” vasfını taşımaz. Ayrıca ergenlik çağındaki bir kız çocuğunun karakter gelişiminin en kritik evresinde, İslami hassasiyetlerin düşük olduğu bir kültürde (yurt dışında) büyümesinin, onun inanç ve ahlak dünyasında onarılmaz yaralar açabilir. Fıkıhta çocukluk dönemi ile ergenlik (bulûğ) arasındaki geçiş süreci (mürahik/mürahika dönemi) hayati bir öneme sahiptir. Bu yaştan küçük çocuklar için karma eğitim ortamları, cinsel bir farkındalık ve “şehvet” unsuru oluşmadığı için fıkhî bir sakınca içermez. Bu dönemde temel odak eğitim ve çocukluk fıtratıdır. Fakat ergenliğe yaklaşan veya giren çocuklarda “şehvet duyma” potansiyeli başladığı için, bu yaştan itibaren karma eğitim (karşı cinsle aynı ortamda bulunma) ve karşı cins eğitmen konusu, harama giden yolu kapatma (sedd-i zerâi’) ilkesi gereği yasak kapsamına girer. ​Buradaki temel mesele, yanındaki refakatçinin (teyzenin) varlığından ziyade, eğitim ortamının niteliğidir. Kız çocuğunun yanında teyzesi olsa dahi, gideceği okulda karşı cinsle (erkek öğrenciler ve öğretmenler) yoğun bir etkileşim içine girecek olması, “sedd-i zerâi’” prensibi gereği yasaklanmıştır. Teyze, çocuğun barınma ve dışarıdaki güvenliğini sağlayabilir ancak okul içindeki o “karma” atmosferin getirebileceği manevi riskleri ve fıkhi mahzurları (bakışmalar, yakınlaşmalar vb.) engelleyemez. Bu yüzden teyzenin varlığı, ortamın “gayri İslami” olarak nitelendirilen yapısını değiştirmez. Efendimiz’in (s.a.s.) “Çocuklarınız on yaşına geldiğinde yataklarını ayırın” emri, bu görüşün en güçlü pedagojik ve fıkhi dayanağıdır. Bu hadisten yola çıkarak; kardeşler arasında bile bu derece bir mahremiyet sınırı çiziliyorsa, yabancılarla olan eğitim ortamında çok daha titiz (ihtiyatlı) davranılması gerektiği kesin bir hakikattir.

İsmail Hakkı Yelkenci cevap verdi
0
Toplam 1 cevaptan 1 tanesi gösteriliyor. Diğer cevapları görmek için tıklayın.
Cevap yaz..