Menü

Resmiyette başka bir yakını adına yazılarak Toki den ev almak caiz mi?

49 görüntülemeDevlet ve Halk İlişkileri
0 Yorum

Resmiyette başka bir yakını adına yazılarak Toki den ev almak caiz mi?

Toki projesine resmi olarak elverişli olmayan kişinin, resmen elverişli yakınının adıyla kuraya girip Toki den ev alması caiz mi?

İsmail Hakkı Yelkenci cevap verdi

URL Kopyala
0

TOKİ projeleri gibi kamu eliyle yürütülen ve belirli sosyal gruplara (dar gelirli, engelli, şehit yakını vb.) öncelik tanıyan konut edindirme süreçlerinde, şartları taşımayan birinin başkası üzerinden hak sahibi olması İslam fıkhındaki emanet, doğruluk ve kamu hakkı ilkeleri çerçevesinde değerlendirilir. ​Bu uygulama, fıkhi açıdan “muvazaalı” yani gerçeği yansıtmayan bir işlem olarak kabul edilir. Eğer devlet, bu projeyi sadece belirli şartları taşıyan kişilerin barınma ihtiyacını çözmek için kurgulamışsa ve dışarıdan birinin bu haktan yararlanması asıl hak sahiplerinin (alt gelir grubu, yetimler vb.) sırasını çalıyor ya da onların hakkına engel oluyorsa, bu durum “kul hakkı” ve “kamu hakkı” ihlali sayılır. İslam fıkhında kamu otoritesinin (ulü’l-emr), toplumun maslahatı için koyduğu meşru kurallara uymak dini bir vecibedir. Şartları taşımadığı halde hileli yollarla veya başkasının kimliğini kullanarak bu imkandan yararlanmak, yalan beyan ve aldatma kategorisine gireceği için aslen caiz görülmez. Buradan elde edilecek kazanç veya menfaat, dürüstlük ilkesine aykırı bir yol ile elde edilmiş olur.

Fakat ​eğer ilgili kurumun mevzuatı, hak sahibine bu hakkı devretme (feragat veya devir) imkanını yasal bir süreçle tanıyorsa ve bu devir işlemi kamu otoritesinin bilgisi dahilinde yapılıyorsa durum değişir. Ancak TOKİ projelerinde genellikle belirli bir süre devir yasağı bulunmaktadır. ​Bir diğer ihtimal ise “ariyet” veya “vekalet” ilişkisidir. Eğer şartları taşıyan kişi, evi gerçekten kendi adına alıyor ve ödemelerini kendisi yapıyorsa, ancak daha sonra bu evi kullanma hakkını (sükna) bir yakınına bedelli veya bedelsiz veriyorsa bu fıkhen mümkündür. Fakat burada mülkiyetin ve borcun resmiyetteki kişide kalması, yani “emanet” ilişkisinin dürüstçe yürütülmesi gerekir. Eğer amaç en baştan itibaren devleti yanıltarak hakkı olmayan bir malı ele geçirmekse, bu durum meşruiyet zemininden uzaklaşır. ​Sonuç olarak, kamu projelerinde haksız yere kontenjan işgal etmek, o imkana gerçekten muhtaç olan binlerce insanın hakkına girmek demektir. Bu nedenle, resmi olarak elverişli olmayan birinin, şartları taşıyan bir yakını üzerinden “arka kapıdan” dolanarak mülk sahibi olması İslam ahlakı ve fıkhı açısından caiz görülmemektedir.

İsmail Hakkı Yelkenci cevap verdi
0
Cevap yaz..