Promosyon veya bonus parasıyla fakirin ihtiyacını satın alıp vermek caiz midir?
Promosyon veya bonus parasıyla fakirin ihtiyacını satın alıp vermek caiz midir?
Kredi kartındaki bonus ile dini öğrenmek isteyen komşuma tefsir kitabı alabilir miyim?
URL Kopyala
Bankaların verdiği bonus ve promosyonlar faiz havuzundan gelen veya faizli işlemlerle ilişkilendirilen “habis mal” (temiz olmayan kazanç) kategorisinde değerlendirirler. İslam hukukunda bir malın aslı haram veya şüpheli ise, o maldan sevap beklenerek sadaka verilmesi veya dini bir hizmette kullanılması caiz görülmez. “Allah temizdir, sadece temiz olanı kabul eder” (Müslim, Zekât, 65) hadisi bu görüşün temel dayanağıdır. Tefsirli meal gibi yüce bir kelamı içeren kitabın, “şüpheli/kirli” kabul edilen bir bedelle satın alınması, o kutsal metnin izzetine aykırıdır. Bu hususta en hassas nokta “tasarruf yetkisi”dir. Haram veya şüpheli bir paraya sahip olan kişi, o paranın maliki (sahibi) değil, sadece o parayı elinden çıkarmakla yükümlü olan emanetçisidir. Kişi, bonusla birine kitap aldığında, aslında o para üzerinde “mal sahibiymiş gibi” bir irade beyanında bulunmaktadır. Yani seçimi kendi yapmaktadır. Oysa fıkha göre haram para üzerinde malikin hiçbir seçim hakkı yoktur; parayı derhal, kendisi hiçbir menfaat (sevap beklentisi, itibar kazanma, hediye verme gururu vb.) devşirmeden elinden çıkarmalıdır. Bonusla kitap alıp birine hediye etmek, “bak sana hediye aldım” diyerek sosyal bir statü veya teşekkür beklentisi doğurur. Bu da kişinin haram paradan dolaylı olarak faydalanması demektir. Haram paranın temizlenme yolu, onun mülkiyetten çıkarılarak zaruret halindeki birine ulaştırılmasıdır. Fıkıhta “Zaruretler haramları mübah kılar” kaidesi gereği, bu tip paralar ancak temel ihtiyaçlarını (yemek, barınma) karşılayamayan yoksullara verilebilir. Dini kitap almak bir “zaruret” değil, bir “kültürel/dini gelişim” ihtiyacıdır. Eğer puan/bonus bir yoksula verilecekse, bu puanın kullanım hakkı doğrudan o yoksula bırakılmalıdır. Yani kişi, bankanın sağladığı imkanı yoksulun emrine amade etmeli, “şunu al” diye sınırlandırmamalıdır. Çünkü sınırlandırma yapmak, o para üzerinde hala bir “yetki sahibi” olduğunu iddia etmektir.

