Menü

Kirli elini yıkamadan etrafa elini sürmek kul hakkına girer mi?

29 görüntülemeKul Hakları
0 Yorum

Kirli elini yıkamadan etrafa elini sürmek kul hakkına girer mi?

Tuvaletten çıktıktan sonra elini yıkamayanlar veya kirli elini etrafa sürenler kul hakkına girer mi, dokunduğu yere biz dokunursak elimiz necis olur mu?

İsmail Hakkı Yelkenci cevap verdi

URL Kopyala
0

​Tuvaletten çıktıktan sonra elleri yıkamamak, İslam’daki “nezafet” (temizlik) ve “zarar vermeme” ilkelerine aykırıdır. Başkalarının kullandığı ortak alanlara (kapı kolu, musluk vb.) temizlenmemiş ellerle dokunmak, hastalık yayma riskini taşır. Başkasının sağlığını tehlikeye atmak veya tiksinmesine sebep olacak bir ortam bırakmak kul hakkı kapsamında değerlendirilir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.), “Müslüman, elinden ve dilinden insanların emin olduğu kimsedir” buyurmuştur. Diğer insanların sağlığını ve huzurunu gözetmemek bu tanıma uygun düşmez. Fakat ​kirli görünen her el, fıkhen “necis” (namaza engel pislik) olmayabilir. Burada asıl olan kesinliktir. Birinin elini yıkamadığını görseniz bile, o elin üzerinde gözle görülür bir necaset (kan, idrar veya dışkı kalıntısı) yoksa, dokunduğu yerler “necis” kabul edilmez. İslam hukukunda “Şek ile yakîn zail olmaz” (Şüphe ile kesin bilgi bozulmaz) kaidesi vardır. Yani yerin temiz olduğu kesin ise, sadece “dokunmuş olabilir” şüphesiyle o yer necis olmaz. Necasetin bulaşması için ya necasetin kendisinin ya da bulaşacağı yüzeyin ıslak/nemli olması gerekir. Kuru bir elin (üzerinde görünür bir pislik yoksa), kuru bir kapı koluna dokunması orayı necis yapmaz. Eğer o kişinin elinde gözle görülür bir necaset varsa ve dokunduğu yer yaşsa, sizin de eliniz o yaşlığa değerse elinizi yıkamanız gerekir. Ancak ortada görünür bir pislik yoksa, sadece hijyen endişesiyle elinizi yıkamanız sağlık açısından tavsiye edilir ancak namazın geçerliliği için şart değildir. Özetle, vesveseye düşmeye gerek yoktur. Gözünüzle bir pislik bulaştığını görmediğiniz sürece dokunduğunuz yerler temizdir. Ancak toplum sağlığı için bu tür alışkanlıkları olmayan kişilerin nazikçe uyarılması bir “emr-i bi’l-ma’ruf” (iyiliği tavsiye) görevidir.

İsmail Hakkı Yelkenci cevap verdi
0
Toplam 1 cevaptan 1 tanesi gösteriliyor. Diğer cevapları görmek için tıklayın.
Cevap yaz..