Menü

İslam aile hukukuna göre, genç kızların yaşlı erkeklerle evlenmesi caiz midir?

21 görüntülemeAile İlişkileri
0 Yorum

İslam aile hukukuna göre, genç kızların yaşlı erkeklerle evlenmesi caiz midir?

20, 30 yaş aralığında kızların, 50, 60 ya da 60 yaş üstü kişilerle evlenmesi caiz mi?

İsmail Hakkı Yelkenci cevap verdi

URL Kopyala
0

İslam hukukuna göre, evlilikte taraflar arasındaki yaş farkı tek başına bir engel teşkil etmez. Yani genç bir kızın kendisinden yaşça büyük bir erkekle evlenmesi aslen caizdir. Ancak bu durumun meşruiyeti ve ahlaki boyutu, İslam hukukunun belirlediği belli şartlar ve prensipler çerçevesinde değerlendirilir. ​İslam hukukunda bir evliliğin geçerli olması için en temel şartlardan biri “rızadır.” Genç kızın bu evliliğe kendi hür iradesiyle, baskı altında kalmadan onay vermesi şarttır. Eğer kız istemiyorsa, yaş farkı olsun veya olmasın, zorla yapılan bir evlilik İslam hukukuna göre geçersiz veya feshedilmeye (bozulmaya) mahkumdur. Hanefi mezhebi başta olmak üzere fıkıh ekollerimizde “kefâet” (eşlerin birbirine uygunluğu) ilkesi vardır. Yaş farkı, taraflar arasında kültürel veya nesil çatışması meydana getirebilir. ​Asrı Saadet döneminde, o günün sosyal şartları gereği yaş farkı olan evlilikler yapılmıştır. Bu evlilikler genellikle akrabalık bağlarını güçlendirmek, sahipsiz kalan kadınları korumak veya siyasi-dinî ittifaklar kurmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) 25 yaşındayken, Hz. Hatice validemiz (r.a.) 40 yaşındaydı. Burada kadının erkekten büyük olduğu bir model vardır. Tarihi kaynaklar ve bazı güncel araştırmalar Hz. Ayşe’nin (r.a.) evlilik yaşını farklı (17-19 gibi) rivayet etse de, klasik rivayetlerde ciddi bir yaş farkı söz konusudur. Bu evlilik, Hz. Ebubekir (r.a.) ile olan dostluğun pekişmesi ve İslam ilminin kadınlar arasındaki aktarımı gibi büyük bir hikmete dayanıyordu. Hz. Ömer (r.a.), halifeliği döneminde Hz. Ali’nin (r.a.) kızı Ümmü Gülsüm ile evlenmiştir. Aralarında ciddi bir yaş farkı vardı. Hz. Ömer’in (r.a.) buradaki amacı, Ehl-i Beyt ile akrabalık bağı kurarak Hz. Peygamber’in soyuna yakın olmaktı. Fakat ​İslam fıkhı “zararı gidermek” ve “faydayı (maslahatı) sağlamak” üzerine kuruludur. ​Eğer büyük yaş farkı olan bir evlilik; kadının psikolojik çöküşüne veya aile içi huzursuzluğa yol açacaksa, İslam ahlakı bu durumun sakıncalı olduğunu vurgular. “Onlarla maruf (iyilik ve güzellik) üzere geçinin.” (Nisa, 19). Yaşlı bir erkeğin genç bir kıza bu ayetteki “maruf” ölçüsünde davranıp davranamayacağı, evliliğin meşruiyetinin ahlaki zeminini oluşturur. Özetle, ​fıkhen bu evliliğin caiz (izin verilmiş) olması, her durumda “tavsiye edildiği” anlamına gelmez. İslam dini, evliliğin temel amacını “meveddet ve rahmet” (sevgi ve şefkat) olarak tanımlar. (Rum, 21) ​Sonuçolarak; eğer taraflar arasında karşılıklı rıza varsa, kadının hakları gözetiliyorsa ve bu evlilik bir istismara dayanmıyorsa fıkhen engel yoktur. Ancak günümüzde bu tür evlilikler, toplumsal ve psikolojik etkileri “kamu yararı” ve “birey refahı” açısından titizlikle değerlendirilmelidir.

İsmail Hakkı Yelkenci cevap verdi
0
Cevap yaz..