İftira yetişmek için hızlı araba sürmek caiz mi?
İftira yetişmek için hızlı araba sürmek caiz mi?
İftira yetişmek için araba hızlı kullanmak caiz mi, insan ve çevre açısından sakıncalı olur mu?
URL Kopyala
İslam fıkhı ve genel ahlak ilkeleri çerçevesinde, hayırlı bir işe (iftara yetişmek gibi) niyet etmek, bu yolda başkalarının canını veya malını tehlikeye atmayı meşru kılmaz. İslam hukukunda temel bir kaide vardır: “Zarar vermek de zarara zararla karşılık vermek de yoktur” (Lâ darara velâ dırâr). Kuran-ı Kerim’de “Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın” (Bakara, 195) buyurulur. Aşırı hız, hem sürücünün hem de trafikteki diğer insanların can güvenliğini tehlikeye attığı için fıkhî açıdan caiz görülmez. İftar bir ibadetin tamamlanmasıdır; ancak iftara birkaç dakika geç kalmak bir “zaruret” değildir. Bir sünneti veya müstehabı (vaktinde iftar etmek) yerine getirmek için bir haramı (başkalarının canını tehlikeye atmak) işlemek fıkhen hatalıdır. Trafikte yapılan kural ihlalleri ve başkalarını paniğe sevk etmek doğrudan kul hakkına girer. Olası bir kazada sadece sizin değil, masum insanların da hayatı kararabilir. Ramazan ayı sükunet ve sabır ayıdır. Trafikte sergilenen agresif tavırlar, orucun ruhu olan “nefs terbiyesi” ile taban tabana zıttır. İftara yetişmek için hız yapmak, “kaş yaparken göz çıkarmak” gibidir. İbadetin sevabını beklerken, bir cana zarar vererek büyük bir günaha girme riski taşır. Eğer iftara yetişemeyeceğinizi anlarsanız, yanınızda bulunan bir su veya hurma ile aracınızda (güvenli bir yerde durarak veya seyir halindeyken kuralları bozmadan) orucunuzu açabilir, yemeğinizi evinize vardığınızda huzurla yiyebilirsiniz. Trafik kurallarına uymak, sadece hukuki bir zorunluluk değil, aynı zamanda insani ve dini bir sorumluluktur.

