Gelenekleri dinimizden önce tutan kişiler dinden çıkar mı?
Gelenekleri dinimizden önce tutan kişiler dinden çıkar mı?
İslam hükümleriyle çelişen gelenekleri dinden önce tutan kişi dinden çıkar mı?
URL Kopyala
Bu konu, İslam akidesinde (inanç esaslarında) oldukça hassas bir dengeyi temsil eder. Bir kişinin gelenekleri dinden “üstün” tutması, bu tutumun mahiyeti ve kişinin niyeti üzerinden değerlendirilir. Eğer bir kişi, bir geleneğin veya beşeri bir hükmün; Allah’ın koyduğu bir hükümden daha doğru, daha üstün veya daha çağdaş olduğuna inanarak onu tercih ederse, ”Allah’ın kuralı geçersizdir, bizim geleneğimiz daha asildir” gibi bir reddediş içindeyse, bu durum İslam inancına göre itikadi sapma ve dinden uzaklaşma anlamını taşır. Çünkü İslam’da mutlak hüküm koyucu (Şari) Allah’tır ve O’nun açık hükmünü bilerek ve isteyerek “yetersiz” görmek, iman dairesinden çıkmaya (mürtedlik/küfür) sebep olabilecek bir eylem olarak tanımlanır. Fakat pek çok insan, geleneğin yanlış olduğunu bildiği halde nefsine yenik düşerek, toplum baskısından korkarak veya alışkanlıklardan dolayı geleneği uygulamaya devam eder. Kişi “Dinin hükmü budur ama çevrem ne der?” düşüncesiyle geleneğe uyuyorsa, bu onu dinden çıkarmaz; ancak günahkar yapar. Kişi haramı/yanlışı işlerken onun haram olduğunu kabul ediyor, “Hüküm budur ama ben yapamıyorum” diyorsa mümin kalmaya devam eder, fakat amelen hatalıdır. Kur’an, önceki kavimlerin düştüğü en büyük hatalardan birinin “Atalar kültü” (gelenekçilik) olduğunu vurgular: ”Onlara, ‘Allah’ın indirdiğine uyun’ denildiğinde, ‘Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız’ derler. Ya ataları bir şey anlamamış ve doğru yolu bulamamışlarsa?” (Bakara Suresi, 170. Ayet) Sonuç olarak, birine “dinden çıktı” demek çok ağır bir ithamdır (tekfir). Ancak bir kişinin İslam’ın kesin bir hükmünü reddedip, o hükmün yerine bir geleneği “mutlak doğru” olarak koyması bu durumu değiştirir.

