Menü

Devletin kontrolünde yapılan maden arama çalışmalarına karşı çıkmak caiz midir?

73 görüntülemeDevlet ve Halk İlişkileri
0 Yorum

Devletin kontrolünde yapılan maden arama çalışmalarına karşı çıkmak caiz midir?

Devletin maden araştırma için yapmak istediği çevre inşaatlarını boykot edip doğaya zarar verdiği için karşı çıkmak caiz mi?

İsmail Hakkı Yelkenci tarafından yayınlandı

URL Kopyala
0

Bu mesele, İslam hukukunun temel prensipleri olan Maslahat (Fayda/Kamu Yararı) ve Mefsedeti Def Etme (Zararı Önleme) kaideleri çerçevesinde değerlendirilir. Devletin kararlarına karşı çıkmanın hükmü, o kararın getirdiği fayda ve zararın dengesine bakılarak belirlenir. ​İslam hukuku, faydayı celp etmeyi (Maslahat) ve zararı def etmeyi (Mefsedet) esas alır. Fıkıh kaidelerinden biri şöyledir: “Def-i mefâsid, celb-i menâfi’den evlâdır.” (Zararı gidermek, faydayı sağlamaktan daha önemlidir.) Devletin maden arama ve çıkarma faaliyetleri, ülkenin ekonomik kalkınması, toplumun enerji veya hammadde ihtiyacının karşılanması gibi genel bir maslahat (kamu yararı) içerir. İslam hukukunda madenler, kamu yararına harcanmak üzere devletin tasarrufunda olduğu kabul edilir. Ancak bu madencilik faaliyetleri, geri dönüşü olmayan ciddi çevre tahribatına, ekolojik dengenin bozulmasına, su kaynaklarının kirlenmesine ve insan sağlığına büyük zarara yol açıyorsa, bu durum büyük bir mefsedet (zarar) teşkil eder. Eğer maden projesinin getirdiği büyük çevre zararı, ekonomik faydadan daha ağır veya ona eşit ise, İslam hukukunun temel kaidesine göre bu zararın önlenmesi (mefsedeti def etme) öncelikli hale gelir. ​Müslüman bireyin veya toplumun, devleti uyarma ve zarara karşı çıkma sorumluluğu vardır. İslam’da, yöneticiler dahil herkesin yaptığı yanlış veya zararlı işe karşı çıkmak (iyiliği emretmek, kötülükten nehyetmek) esastır. Eğer devletin kararı açıkça büyük bir zarara yol açıyorsa, bu karara karşı çıkmak bu prensibin bir gereği olabilir. Çevresel tahribat, gelecekteki nesillerin hakkını gasp etme ve Allah’ın yarattığı düzeni bozma anlamına geldiği için bir tür haksızlık ve zulüm sayılabilir. Zulme karşı çıkmak da caizdir. Eğer karşı çıkış ve boykot eylemi, devlete veya topluma daha büyük bir kargaşa (fitne) veya zarar getirmiyorsa, yani zararı durdurmak amacıyla yapılıyorsa caizdir. Şiddet ve kamu düzenini yıkmak gibi yollara başvurmak, daha büyük bir mefsedet oluşturacağı için caiz görülmez.

İsmail Hakkı Yelkenci cevap verdi
0
Cevap yaz..