Denizdeki balık kafesi patlasa kaçan balıkları avlamak caiz midir?
Denizdeki balık kafesi patlasa kaçan balıkları avlamak caiz midir?
Denizde özel mülk olarak yetiştirilen balık kafeslerininin patlaması sonucu denize kaçması durumunda, bu balıklar aslen özel mülkiyet (mülk-i hâss) hükmünden çıkmaz. Bu balıkların izinsiz olarak alınıp yenilmesi veya satılması, fıkıh kaidelerine göre caiz değildir. İslâm fıkhında mülkiyet, malın sahibinin elinden çıkmasıyla sona ermez. Bir hayvanın mülkiyetinin sona ermesi için ya sahibi tarafından terk edilmesi ya da halkın tüketmesine dair hususi izin verilmesi gerekir. Kafeslerde yetiştirilen balıklar, beslenme, bakım ve ortam sınırlaması gibi etkenlerle ehlileşmiş hükmündedir. Kafesin patlamasıyla denize karışsalar bile, fıkıhta bu durum “malın zâyi olması” (kaybolması), “terk edilmesi” değil, “elden çıkması” olarak değerlendirilir. Av hayvanları dahi, bir kimsenin mülkiyetine girdikten sonra kaçsa bile, sahibi onu takip ettiği sürece mülkiyeti devam eder. Bu balıklar da sahipleri tarafından terk edilmediği sürece mülk sahibinin mülkiyeti devam eder. Eğer balıklar kaçtıktan sonra başkası tarafından yakalanırsa, bu durum denizdeki lukata (buluntu mal) hükmüne girer. Bir kimsenin değerli eşyasını kaybetmesi gibi, bu balıklar da mülk sahibinin kaybıdır. Bulan kişinin (avlayan kişinin) yapması gereken, bu balıkları tüketmek değil, ilan etmektir (sahibini aramaktır). Kafes balıkçılığı belirli bir bölgede yapıldığı ve sahibinin tespiti kolay olduğu için, balıkları yakalayanın öncelikle durumu mal sahibine bildirmesi ve onun iznini alması gerekir. Mal sahibi helal etmedikçe veya bedelini ödemeyi kabul etmedikçe, bu balıkları tüketmek gasp hükmünde olur. Denizde avlanmak prensip olarak helaldir. Kur’an-ı Kerim’de, “Size ve yolculara geçimlik olmak üzere deniz avı ve yiyeceği helal kılındı…” (el-Mâide, 5/96) buyrulur. Ancak bu ayet, sahipsiz (mubah) deniz canlılarının avlanmasını helal kılmaktadır. Kafesten kaçan balıklar, bir kimsenin emeği ve yatırımıyla özel mülkiyetine girmiş, sahipsiz olma niteliğini yitirmiştir. Dolayısıyla, bu balıkları avlamak, sahipsiz bir avı yakalamak değil, başkasının mülkiyetinde olan bir malı izinsiz almaktır ki, bu da İslâm’da haram kılınan hırsızlık veya gasp kapsamına girer. Özetle, kafesten kaçan balıklar, sahibinin emeği ve yatırımıyla mülkiyet kazanmış hayvanlar hükmündedir. Bu nedenle, izinsiz alınarak yenilmesi veya satılması caiz değildir. Alan kişinin, buluntu mal (lukata) hükümlerine uyarak sahibini bulması ve rızasını alması gerekir.
URL Kopyala

