Menü

Sarf aktinde önden kur bağlayıp sonra bu kurdan teslim almak caiz mi?

14 görüntüleme

Sarf aktinde önden kur bağlayıp sonra bu kurdan teslim almak caiz mi?

İslam hukukunda altın, gümüş ve döviz (para) gibi varlıkların kendi aralarında takas edilmesi sarf akdi olarak adlandırılır. Bu tür işlemlerde kur bağlamak caiz değildir, temel nedeni ise, Rasulullah Efendimizin (s.a.v.) sarf akitleri için koyduğu “peşinlik” (hulûl ve kabz) şartının ihlal edilmesidir. Hadis-i şeriflerde, paranın para ile (veya altın/gümüş ile) takas edilmesinde her iki bedelin de aynı mecliste, elden ele (peşin) teslim edilmesi şart koşulmuştur. “Altına altın, gümüşe gümüş… peşin olmadıkça satmayın.” (Buhari, Büyû, 74) Kur bağlayıp teslimatı sonraya bıraktığınızda, akit esnasında taraflardan biri veya ikisi bedeli teslim etmemiş olur. İslam hukukuna göre paranın parayla mübadelesinde erteleme (nesîe) kesinlikle yasaklanmıştır. Kur sabitlendiğinde, aslında o an ortada fiziki veya hukuki olarak teslim alınmış bir varlık yoktur. Kişi, henüz kendi mülkiyetine geçmemiş ve kabz etmediği (teslim almadığı) bir para veya altın üzerinden kesinleşmiş bir borç ilişkisine girmektedir ki bu da akitleri sakatlayan bir durumdur.

Bu tür işlemlerin helal dairesinde yapılabilmesi için:

a) Aynı mekanda bulunan kişilerin kuru o an sabitleyip, parayı ve altını/dövizi aynı mecliste (fiziken veya para banka hesabına anında geçecek şekilde) takas etmelidir.

b) Keza bir kişiye “Benim adıma şu kurdan şu kadar altın/döviz al” diyerek hesabına para transfer edilir. Bu vekil tayin edilen kişi de parayı teslim alıp işlemi peşin olarak gerçekleştirirse caiz olur.

c) Keza sadece bir fiyat teklifi almak ve “Ben bu fiyattan almayı niyet ediyorum” demek, tarafları hukuken ve akit olarak bağlamadığı sürece caizdir. Ancak bu durumda kur hukuken “bağlanmış” olmaz; bu bir vaatleşme sayılır ve asıl akit teslimat anında peşin olarak yapılır.

İsmail Hakkı Yelkenci tarafından yayınlandı

URL Kopyala
0
Cevap yaz..