Koca, boşanmak için para istiyen âsi eşine karşı nasıl bir tutum sergilemelidir?
Koca, boşanmak için para istiyen âsi eşine karşı nasıl bir tutum sergilemelidir?
Şiddetli geçimsizlik ve tüm çözüm çabalarının (terapi vb.) başarısız olması nedeniyle sevgi/saygının bittiği bir evlilikte boşanmak caiz mi, mehir aldığı halde ayrılmak için yüklü para isteyen eşten kurtulmak için dua etmek caiz mi?
URL Kopyala
İslam’da evliliğin temel amacı “meveddet” (sevgi) ve “rahmet” (merhamet) üzerine kurulu bir huzur iklimi oluşturmaktır. Şiddetli geçimsizlik, itaat ve sorumluluk sorunları, saygı ve güvenin bitişi, terapinin sonuçsuz kalması evliliğin temel amaçlarından uzaklaşıldığı görülüyor. İslam dini boşanmayı “Allah katında helal olan ama en sevilmeyen şey” olarak nitelendirir. Ancak bu, “her ne pahasına olursa olsun evli kalınacak” demek değildir. Eğer taraflar birbirlerinin haklarını gözetemiyor, aradaki sevgi ve saygı tamamen bitmişse ve denenen tüm yollar (terapi, aile büyüklerinin arabuluculuğu vb.) sonuçsuz kalmışsa, boşanmak caizdir. Evliliğin bir taraf için sürekli bir psikolojik eziyete ve harama düşme (kavga, nefret, görevleri ihmal) riskine dönüştüğü noktada, tarafların “iyilikle ayrılması” (ihsan ile boşanma) her iki tarafın dinini ve ruh sağlığını koruması için bir çıkış yoludur. Eşin mehirini almış olmasına rağmen boşanmak için ayrıca yüklü miktarda para talep etmesi yanlış bir tavırdır.
İslam hukukunda kadın, evliliği sürdürmek istemiyorsa belli bir bedel karşılığında boşanma talep edebilir. Buna “Hul” denir. Bu bedel, sorunun kadından kaynaklı sorun olması durumunda ve kadının aldığı mehirin iadesi şeklindedir. Burada ise tam tersi bir durum söz konusudur. Eğer kadın boşanmayı haksız bir gerekçeyle zorlaştırıyor ve erkeği maddi olarak sömürmek amacıyla mehir dışında çok yüksek meblağlar talep ediyorsa, bu durum ahlaken ve dinen doğru değildir. Karşı tarafın çaresizliğinden yararlanıp haksız kazanç elde etmek “kul hakkı” kapsamına girer. Kişinin hayatını çekilmez hale getiren, kendisine huzur vermeyen ve dini/dünyevi hayatına zarar veren bir durumdan veya kişiden kurtulmak için Allah’a dua etmesi kesinlikle caizdir. Buradaki niyet birine zarar vermek değil, kendi huzurunu ve istikametini korumak olduğu için bu dualar bir vebal teşkil etmez. Eğer mümkünse iki tarafın ailesinden aklı başında, adil kişilerin bir araya gelip bu ayrılık sürecini “maddi bir pazarlığa” dökmeden, adaletle sonlandırması için arabuluculuk yapmaları istenir. Yaşanan bu zorlu sürecin hayırlı bir neticeye bağlanması için samimiyetle dua etmeniz ve sabırlı davranmanız en doğrusu olacaktır.

