Menü

Bayram namazından sonra hutbe esnasında cemaatin sesli tekbir getirmesi caiz midir?

51 görüntüleme

Bayram namazından sonra hutbe esnasında cemaatin sesli tekbir getirmesi caiz midir?

Bayram namazına giderken yollarda yüksek sesle tekbir getirmek menduptur. Ancak hatip minbere çıktığı andan itibaren “konuşma” yasağı başlar. Dolayısıyla koro halinde ve yüksek sesle tekbir getirmek, Hanefi fıkıh kitaplarındaki hutbe esnasında “susmanın vacip olması” hükmüyle çelişir. Hanefi fıkhında Cuma hutbesi için geçerli olan “susma ve dinleme” (istima’ ve insat) kuralı, bayram hutbeleri için de geçerlidir. Hatip hutbe esnasında tekbir getirdiğinde, cemaatin buna yüksek sesle eşlik etmesi, hutbenin dinlenilmesi gereken bir “zikir ve vaaz” olma vasfını ihlal eder. Fıkıh metinlerinde açıkça belirtildiği üzere, hatip tekbir getirdiğinde cemaat susar, ancak kalben veya başkasının duymayacağı kadar kısık bir sesle (gizlice) bu tekbirlere iştirak edebilir. İfade edildiği üzere, hutbenin temel kuralı olan; “sükûnet ve dinleme (insat ve istima) mecburiyeti” ilkesi bayram hutbeleri için de geçerlidir. Ülkemizde yaygın uygulama olan, koro halinde yüksek sesle tekbir getirilmesinin, fıkhi kaynaklara ters düştüğünün delilleri ve konuyla ilgili Arapça metinlerin tercümesi şu şekildedir:

​el-Binâye (Aynî): “İmam Tahavi’nin dediği gibi Esbicâbî de şöyle demiştir: Musallaya (bayram namazı kılınan alana) varıldığında tekbir kesilir. Bir rivayette ise imam bayram namazına başlayınca tekbir kesilir denilmiştir. Müzeni ise hatip hutbeye çıkınca artık tekbir getirilmez demiştir. Bu husus el-Muhît’te zikredilmiştir.”

​el-Bahrü’r-Râik (İbn Nüceym): “Abdullah b. Utbe b. Mesud şöyle demiştir: (Hatibin hutbede tekbir getirmesi) sünnettir. Minberden inmeden önce on dört defa tekbir getirir. el-Müctebâ’da da belirtildiği üzere, iki bayram hutbesinde ve hac (mevsim) hutbesinde cemaatin susması ve dinlemesi vaciptir.”

​Merâki’l-Felâh (Şürünbülâlî): “Abdullah b. Mesud şöyle demiştir: Sünnet olan, cemaatin de emir (dinleme emri) ve susma sünnetine uyarak içlerinden (sessizce) tekbir getirmeleri ve Peygamber Efendimiz’e (s.a.s.) (sessizce) salavat getirmeleridir.”

Tahtâvî Haşiyesi: “Metindeki ‘içlerinden’ ifadesinden kasıt, bunu gizlice/sessizce yapmalarıdır. Görünen o ki bu ifade hem tekbir hem de salavat ile ilgilidir. Çünkü hutbenin tamamını sessizce dinlemek vaciptir. Metindeki ‘susma sünneti’ ifadesi yerine ‘susma vacibi’ denilmesi daha evladır.”

ﻭﻗﺎﻝ اﻷﺳﺒﻴﺠﺎﺑﻲ مثل ما ﻗﺎﻝ اﻟﻄﺤﺎﻭﻱ ﺛﻢ ﺇﻧﻪ ﻳﻘﻄﻊ اﻟﺘﻜﺒﻴﺮ ﺇﺫا اﻧﺘﻬﻰ ﺇﻟﻰ اﻟﻤﺼﻠﻰ، ﻭﻓﻲ ﺭﻭاﻳﺔ: ﻻ ﻳﻘﻄﻌﻬﺎ ﻣﺎ ﻟﻢ ﻳﻔﺘﺘﺢ اﻹﻣﺎﻡ ﺻﻼﺓ اﻟﻌﻴﺪ، ﺫﻛﺮﻩ ﻓﻲ ” اﻟﻤﺤﻴﻂ ” (البناية)
ﻭاﺧﺘﻠﻒ ﺃﺻﺤﺎﺏ اﻟﺸﺎﻓﻌﻲ – ﺭﺣﻤﻪ اﻟﻠﻪ – ﻓﻲ اﻧﻘﻄﺎﻉ ﻫﺬا اﻟﺘﻜﺒﻴﺮ، ﻓﻘﺎﻝ اﻟﻤﺰﻧﻲ: ﻳﻜﺒﺮﻭﻥ ﺣﺘﻰ ﻳﺨﺮﺝ اﻹﻣﺎﻡ
ﻗﺎﻝ ﻋﺒﺪ اﻟﻠﻪ ﺑﻦ ﻋﺘﺒﺔ ﺑﻦ ﻣﺴﻌﻮﺩ: ﻫﻮ ﻣﻦ اﻟﺴﻨﺔ ﻭﻳﻜﺒﺮ ﻗﺒﻞ ﺃﻥ ﻳﻨﺰﻝ ﻣﻦ اﻟﻤﻨﺒﺮ ﺃﺭﺑﻊ ﻋﺸﺮﺓ ﻭﻳﺠﺐ اﻟﺴﻜﻮﺕ ﻭاﻻﺳﺘﻤﺎﻉ ﻓﻲ ﺧﻄﺒﺔ اﻟﻌﻴﺪﻳﻦ ﻭﺧﻄﺒﺔ اﻟﻤﻮﺳﻢ ﻛﺬا ﻓﻲ اﻟﻤﺠﺘﺒﻰ (البحر الرائق)
ﻗﺎﻝ ﻋﺒﺪ اﻟﻠﻪ ﺑﻦ ﻣﺴﻌﻮﺩ ﻫﻮ السنة ﻭﻳﻜﺒﺮ اﻟﻘﻮﻡ ﻣﻌﻪ ﻭﻳﺼﻠﻮﻥ ﻋﻠﻰ اﻟﻨﺒﻲ ﺻﻠﻰ اﻟﻠﻪ ﻋﻠﻴﻪ ﻭﺳﻠﻢ ﻓﻲ ﺃﻧﻔﺴﻬﻢ اﻣﺘﺜﺎﻻ ﻟﻷﻣﺮ ﻭﺳﻨﺔ اﻹﻧﺼﺎﺕ (مراقي الفلاح) ﻗﻮﻟﻪ: “ﻓﻲ ﺃﻧﻔﺴﻬﻢ” اﻟﻤﺮاﺩ ﺃﻧﻬﻢ ﻳﺴﺮﻭﻥ ﺑﻪ ﻛﻤﺎ ﺗﻘﺪﻡ ﻭاﻟﻈﺎﻫﺮ ﺃﻧﻪ ﻣﺘﻌﻠﻖ ﺑﺎﻟﺘﻜﺒﻴﺮ ﻭاﻟﺼﻼﺓ ﻷﻧﻪ ﻳﺠﺐ اﻹﻧﺼﺎﺕ ﻟﺠﻤﻴﻌﻬﺎ ﻭﻗﻮﻟﻪ ﺳﻨﺔ اﻹﻧﺼﺎﺕ اﻷﻭﻟﻰ ﺃﻥ ﻳﻘﻮﻝ ﻭﻭاﺟﺐ اﻹﻧﺼﺎﺕ (طحطاوي)

İsmail Hakkı Yelkenci tarafından yayınlandı

URL Kopyala
0
Cevap yaz..