Kendi işini yapıp başkasının yanında sigortalı gözükenin işsizlik maaşı alması caiz mi?
Kendi işini yapıp başkasının yanında sigortalı gözükenin işsizlik maaşı alması caiz mi?
Kendi başıma küçük çaplı terzilik işi yapıyorum, yanımda çalışan herhangi bir elemanım yok. Normalde Bağ-Kur’lu olmam gerekirken, sigortamı bir akrabamın firmasında çalışıyormuşum gibi SSK üzerinden yatırıyordum. Sigorta primlerinin parasını da her ay kendisine elden nakit olarak veriyordum.
Son zamanlarda işlerim çok kötüleşti, neredeyse işi tamamen bırakacak seviyeye geldim. Artık SSK primlerini dahi ödeyecek maddi gücüm kalmadı. İşi tamamen bırakmak ise hem maddi hem de manevi açıdan benim için çok daha ağır sonuçlar doğuracak. Bu nedenle bir süre sigorta primi ödemeden işimi devam ettirerek toparlanmaya çalışmak istiyorum.
SSK’lı olduğum süre boyunca işsizlik sigortası primi de ödendi. Ancak sonradan öğrendim ki Bağ-Kur’lu olsaydım bu primi ödemeyecek ve toplamda daha düşük prim ödeyecektim. Bunu daha önce bilseydim Bağ-Kur’lu olmayı tercih ederdim.
Şimdi sigortalı gösterildiğim akrabamın firmasından çıkışımın, kendi isteğimle ayrılmışım gibi değil, işveren tarafından çıkarılmışım şeklinde yapılmasını söyledim. Çünkü kendi isteğimle çıkış yapılırsa işsizlik maaşına başvuramıyorum.
Fiilen akrabamın yanında çalışmamış olmama rağmen yıllarca SSK ve işsizlik sigortası primi ödedim. Şu anda da kendi işim neredeyse işsiz sayılabilecek kadar kötü durumda ve ciddi maddi sıkıntı içerisindeyim.
Bu şartlarda, işveren tarafından çıkarılmış gibi çıkış yaptırıp işsizlik maaşına başvurmam ve bu maaşı almam dinen caiz ve helal olur mu? Yıllarca işsizlik fonuna prim ödemiş olmam ve şu anda gerçekten ciddi geçim sıkıntısı yaşamam, verilecek hükmü veya fetvayı işsizlik maaşını alabileceğim yönünde netleştirir mi?
URL Kopyala
Fiilen çalışmadığınız bir iş yerinden kendinizi işten çıkarılmış gibi göstererek işsizlik maaşı almanız dinen caiz değildir, elde edilecek gelir de helal olmaz. Yıllarca işsizlik primi ödemiş olmanız veya şu an gerçekten çok ciddi maddi sıkıntı içerisinde bulunmanız bu durumu dinen meşru/helal kılmaz. İslam hukukunda akitlerin ve resmi beyanların esasını doğruluk (sıdk) oluşturur. Olmayan bir durumu olmuş gibi göstermek (çalışmadığı halde çalışıyor görünmek ve çıkartılmadığı halde işveren tarafından işten çıkartıldı şeklinde kod bildirtmek) açıkça sahte beyan ve yalan hükmündedir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) meşru olmayan yollarla elde edilen kazançları menetmiştir. İşsizlik maaşı; kanunun belirlediği şartları taşıyan, gerçekten bir işyerinde fiilen çalışıp işvereni tarafından rızası dışında işten çıkarılan kişilere kamu bütçesinden (İşsizlik Sigortası Fonu) verilen bir destektir. Kendinizi kağıt üzerinde çalışıyor gösterdiğiniz için başlangıçtaki SSK kaydınız zaten usulsüzdür. Gerçekte hak etmediğiniz bir kamusal fon ödemesini almak, fonun bağlı olduğu tüm toplumun hakkına (kamu hakkına) girmektir. ”Yıllarca bu primi ödedim, öyleyse hakkımdır” düşüncesi usulsüz bir işlemi haklı çıkarmaz. Çünkü ödenen primler, usulsüz (gerçeğe aykırı) yapılmış bir SSK bildirimine dayanmaktadır.
İşsizlik sigortası bir tasarruf hesabı (yatırılan paranın geri çekildiği bir kumbara) değil; belirli risklerin ve şartların gerçekleşmesi halinde devreye giren bir sigorta sistemidir. Şartlar (fiilen çalışmak ve işveren tarafından çıkarılmak) gerçekleşmediği sürece ödenen primler geri ödeme hakkı doğurmaz. Maddi sıkıntı içinde bulunmak son derece insani ve zor bir durumdur; Ancak İslam fıkhında bir ruhsatın (zaruretin) haramı helal kılabilmesi için ölüm riski, ağır hastalık, açlıktan telef olma riski gibi hayati tehlike sınırına dayanması gerekir. Ticari krizler, borçlar veya geçim darlığı fıkhen sahte beyana dayalı kamu fonu almayı helal kılacak bir zararet sayılmaz. Özetle; akrabanızın firmasından çıkışınızı kendi durumunuza uygun şekilde (gerçek duruma binaen) yaptırmanız, usulsüz adımları devam ettirmemeniz gerekir. Zira usulsüz başlayan bir işlem (naylon sigorta), usulsüz bir sonuçla (hak edilmeyen işsizlik maaşı) tamamlanmış olur. Ancak emeklilik yaşı dolup da emekli olma imkanı bulunmayanların, SGK’ya başvurarak “Benim yaşım doldu ama prim günüm yetmediği için emekli olamıyorum, artık çalışacak durumda da değilim” derse ödediği prim kadarını SGK dan geri alması meşru olabilir.

