Menü

Kişinin nefsini en alçak, en günahkar hatta kafirden aşağı görmesi caiz mi?

64 görüntülemeDinden Çıkaran Sebepler
0 Yorum

Kişinin nefsini en alçak, en günahkar hatta kafirden aşağı görmesi caiz mi?

Kişi kendini kafirden bile alçak görse (Mutasavvıflar böyle yapın diyor) uygun mu fıkhen?

İsmail Hakkı Yelkenci cevap verdi

URL Kopyala
0

Fıkhen ve itikaden bir Müslümanın, amel ve ahlak bakımından kendini her an hesaba çekmesi övgüye değer olsa da, imânın şerefini ve izzetini bir kâfirin küfründen alt seviyede görmek caiz değildir; batıldır. Tasavvufi metinlerde geçen bu tür ifadelerin doğru anlaşılan fıkhi/itikadi boyutu ile yanlış anlaşılan boyutu arasında net bir ayrım yapmak gerekir. ​İslam itikadında ve fıkhında iman, yeryüzündeki en yüce değerdir. Kur’an-ı Kerim’de “Üstün olanlar ancak müminlerdir” (Âl-i İmrân, 139) ve “İzzet (üstünlük) ancak Allah’ın, O’nun Rasûlü’nin ve müminlerin yanındadır” (Münâfikûn, 8) buyrulmaktadır. Bir Müslümanın, taşıdığı iman niyetini ve kelime-i tevhidi, bir kâfirin inkarından daha değersiz veya alçak görmesi itikaden tehlikelidir. Çünkü iman Allah’ın katında en büyük nimettir; küfür ise en büyük cürümdür. Kişi ne kadar günahkâr olursa olsun, kalbindeki iman sebebiyle küfür üzere olan birinden itikadi olarak üstündür. Günahkâr Müslüman cezasını çekse bile neticede cennete girecektir; inkârcı ise ebedi hüsrandadır.

​Büyük mutasavvıflar (örneğin İmam Gazâlî, Kuşeyrî, Mevlânâ) “Kendini kâfirden bile aşağı gör” derken, mümin ile kâfirin iman ve küfrünü kıyaslamazlar. Onların kastı tamamen nefis terbiyesi ve akıbet (son nefes) kaygısıdır. Hiç kimse kendisinin son nefeste imanla ölüp ölmeyeceğini garanti edemez. Bugün kâfir olan birinin yarın hidayete erip evliya olarak ölme ihtimali vardır; bugün ibadet eden birinin ise allah muhafaza son nefeste ayağının kayma riski (su-i hâtime) vardır. Sûfîler, “Benim sonumun ne olacağı meçhulken, şu anki hâlime bakıp kimseye tepeden bakamam” mantığıyla hareket ederler. İnsanın kendi ibadetine güvenip gururlanması (ucb) büyük bir ruhani hastalıktır. İmam Gazâlî İhyâ’da şöyle der: “Kâfir birini gördüğünde ‘Bunun sonunun ne olacağını bilmiyorum, belki Müslüman olur ve günahsız ölür; ben ise sonumun ne olacağını bilmiyorum’ de ve nefsini kibirden koru.” İnsan kendi işlediği günahları ve kusurları kesin olarak bilir; başkasının iç dünyasını ise bilmez. Dolayısıyla kendi nefsini kınamak (nefs-i levvâme) adına nefsini en aşağı seviyede tutar.

​Özet ve Denge: “Benim imanım, onun küfründen daha değersizdir” demek veya imanı küçümsemek caiz değildir. İmanın izzeti korunmalıdır. “Benim son nefesim garantide değil, bu yüzden sırf Müslüman doğdum diye kâfirden bile kendimi garantide görüp kibirlenemem” düşüncesiyle nefsi mütevazı tutmak caiz ve güzel bir ahlaktır. ​Yani hedef; imana ve tevhide hürmette zirvede olmak, ama kendi şahsi nefsine ve ameline güvenmekte sıfır olmaktır.

İsmail Hakkı Yelkenci cevap verdi
0
Toplam 1 cevaptan 1 tanesi gösteriliyor. Diğer cevapları görmek için tıklayın.
Cevap yaz..