Menü

İstibra ve istinca’nın sahih olabilmesi için aranan şartlar nelerdir?

36 görüntülemeTaharet
0 Yorum

İstibra ve istinca’nın sahih olabilmesi için aranan şartlar nelerdir?

Es-selâmü aleyküm saygıdeğer hocam,

Yurtdışında ikamet etmekteyim. Buralardaki fiziki şartlardan dolayı taharetlenme (özellikle suyla temizlik) her zaman istediğimiz gibi mükemmel olamayabiliyor. Bu süreçte aklıma takılan iki fıkhi hususu zatıalinize danışmak istedim:

1. Sorum:

Tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra makat bölgesini peçeteyle iyice temizliyoruz. Ön bölge için de önce peçeteyle kurulama yapıp, ardından idrar sızıntısı kalmasın (istibra olsun) diye oraya bir parça peçete yerleştirip birkaç adım atıyoruz.

Eğer bu süreçte oraya peçete koymazsak ve çamaşırımıza (külotumuza) idrar damlası sızarsa, bu durum abdestimizin ve kıldığımız namazın geçerliliğine engel olur mu? (Çamaşırdaki miktar sınırı nedir?)

2. Sorum:

Eğer sızıntıyı önlemek adına oraya bir parça temiz peçete yerleştirmişsek ve işimiz bittiğinde bu peçeteyi orada çıkarmayı unutup o şekilde abdest alıp namaz kılmışsak;

Bu durum abdestin geçerliliğini etkiler mi?

Üzerimizde unuttuğumuz o peçeteyle kıldığımız namaz geçerli midir, yoksa peçeteye idrar bulaşıp bulaşmamasına göre bir ayrım var mıdır?

Kıymetli cevaplarınız ve vaktiniz için şimdiden çok teşekkür ederiz. Allah sizlerden ebeden razı olsun.

İsmail Hakkı Yelkenci cevap verdi

URL Kopyala
0

Dışkılama sonrası yapılan temizliğe istinca denir. Makat halkasını taşmayan dışkı kalıntısı namazın sıhhatine engel olmaz. Fakat makat (dübür) halkasını taşıp dirhem (3,2 gram) miktarından fazla olan dışkı kalıntısı namazın sıhhatine engel olur. Dolayısıyla tuvalet kağıdı yardımıyla etrafa bulaştırmadan, bu miktardan azaltılması veya mümkünse tamamen yıkanması gerekir. İdrar yaptıktan sonra erkeklerin, idrar kanalında kalan sızıntıların tamamen kesilmesi için beklemesi, yürümesi veya öksürmesi gibi işlemlere istibra denir. İstibra yapılmadan direkt abdest alınırsa ve namaz esnasında ya da abdestten sonra sızıntı gelirse abdest bozulur. Çamaşıra sızan idrarın namaza engel olup olmayacağı meselesi ise fıkıhta necaset-i galiza (hükmü ağır necaset) sınırlarına göre belirlenir. Burada ​sıvı necasetlerdeki sınır; el ayası (avuç içi) kadar bir alandır. Bunun için yaklaşık olarak 1 TL büyüklüğü ölçü alınır. ​Eğer çamaşırınıza sızan idrar damlalarının bulaştığı yüzey, el ayası miktarından az ise, bu durum kıldığınız namazın geçerliliğine engel olmaz, ancak imkan varsa temizlenmesi gerekir. Eğer sızıntı el ayası miktarından fazla bir alanı ıslatmışsa, bu çamaşırla kılınan namaz geçerli olmaz. O bölgenin yıkanması veya çamaşırın değiştirilmesi gerekir. ​Özetle; istibra için peçete koymadığınızda çamaşırınıza bulaşan idrar, el ayası büyüklüğünü geçmiyorsa namazın sıhhatine engel olmaz. Ancak sızıntı devam ederken abdest aldıysanız veya abdestten sonra yeni bir sızıntı geldiyse, bu durum miktardan bağımsız olarak abdesti her halükarda bozar. Ayrıca bir kimsenin namaz kılarken unutarak da olsa üzerinde necis (idrar bulaşmış) bir eşya taşıması namaza engeldir. Ancak burada da yukarıdaki “el ayası” kuralı devreye girer. ​Peçeteye bulaşan idrar miktarı çok az ise ve toplamda el ayası (madeni para) kadar bir yüzeye ulaşmadıysa, peçeteyi üzerinizde unutup namaz kılsanız dahi namazın sıhhatine engel olmaz. Eğer peçetenin emdiği idrar miktarı el ayası sınırını aşmışsa, namaz geçersiz olur ve yeniden kılınması gerekir.

İsmail Hakkı Yelkenci tarafından yayınlandı
0
Toplam 1 cevaptan 1 tanesi gösteriliyor. Diğer cevapları görmek için tıklayın.
Cevap yaz..