Menü

Tesettür ve bezeri farzları yaşamasına engel olunan kız evladının evi terk etmesi caiz mi?

32 görüntülemeAile İlişkileri
0 Yorum

Tesettür ve bezeri farzları yaşamasına engel olunan kız evladının evi terk etmesi caiz mi?

Ben müslüman bir kız olarak tesettüre girmek istiyorum, ailem bırakmıyor, çalışmam için baskı yapıyorlar, sözlü olarak hakaret ediyorlar, evden habersiz ayrılmam caiz mi?

İsmail Hakkı Yelkenci cevap verdi

URL Kopyala
0

İslam hukukunda (fıkıh), anne ve babaya itaat temel bir yükümlülük olsa da bu itaat sınırsız değildir. ​İslam hukukunda “Ma’siyette (günah olan bir işte) kula itaat yoktur” kuralı esastır. Tesettür, Nur Suresi 31. ve Ahzab Suresi 59. ayetlerle sabit olan kesin bir farzdır. Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Allah’a isyan olan bir konuda (hiçbir mahluka) itaat edilmez. İtaat ancak maruftadır (dinin uygun gördüğü güzel işlerdedir).” (Buhari, Ahkam, 4; Müslim, İmare, 39) Eğer aileniz sizin örtünmenize engel oluyorsa, bu konuda onlara itaat etmeniz dini açıdan gerekmez. Aksine, Allah’ın emri olan tesettürü tercih etmeniz farzdır. ​Fıkıhta kişinin canını, malını, dinini ve onurunu koruması temel amaçlardandır (Makasidü’ş-Şeria). Ayet-i Kerime’de şöyle buyrulur: “Nefislerine zulmederlerken meleklerin canlarını aldığı kimseler: ‘Siz ne işte idiniz?’ derler. Onlar: ‘Biz yeryüzünde aciz bırakılmış (zayıf) kimselerdik’ derler. Melekler: ‘Allah’ın arzı geniş değil miydi ki orada hicret etseydiniz?’ derler…” (Nisa Suresi, 97) Müfessirler ve fakihler bu ayeti, dini vecibelerini yerine getirmesi engellenen ve baskı gören kişinin, dinini özgürce yaşayabileceği bir yere gitmesinin meşruiyetine delil saymışlardır.

Eğer evde maruz kaldığınız sözlü hakaretler ve çalışma baskısı sizin psikolojik sağlığınızı veya dini hayatınızı imkansız hale getiriyorsa, güvenli bir yere geçmeniz caiz kabul edilir. ​Mecelle’de yer alan genel fıkıh kaideleri bu tür durumlarda yol göstericidir: ​”Zarar izale olunur” (Madde 20): Size verilen sözlü ve psikolojik zarar, ortadan kaldırılması gereken bir durumdur. ​”Zaruretler memnu (yasak) olan şeyleri mübah kılar” (Madde 21): Normalde anne ve babanın izni olmadan evden ayrılmak caiz görülmese de, dinin yaşanamaması ve ağır baskı bir “zaruret” halidir. ​İslam hukukuna göre bir kadının tek başına yaşaması veya ailesinden ayrı bir yerde kalması, kalacağı yerin “emin” (güvenli) olması şartına bağlıdır. Eğer seçtiğiniz bayan apartı can, mal ve namus güvenliğinizi sağlıyorsa, dininizi yaşamak adına burada kalmanızda fıkhen bir sakınca yoktur. ​Özetle, bir kimse, ailesinin yanında dini görevlerini yapmaktan men ediliyorsa ve bu durum kalıcı bir baskıya dönüştüyse, iffetini ve dinini korumak adına oradan ayrılabilir. Ancak bu ayrılığın bir “isyan” duygusuyla değil, “dini koruma” amacıyla yapılması ve ailenizle olan bağları tamamen koparmadan (mümkün olan en nezaketli şekilde) gerçekleştirilmesi tavsiye edilir.

İsmail Hakkı Yelkenci cevap verdi
0
Toplam 1 cevaptan 1 tanesi gösteriliyor. Diğer cevapları görmek için tıklayın.
Cevap yaz..