Bekar veya evli kadınların çalışması hangi şartlarda caiz olabilir?
Bekar veya evli kadınların çalışması hangi şartlarda caiz olabilir?
Bekar bi bayan eşarp dükkanında tek başına çalışması, orayı işletmesi caiz olur mu?
URL Kopyala
İslam hukukunda kadının çalışmasını bir “zaruret” şartına bağlayan ve asıl olanın kadının evinde bulunması olduğunu ifade eden alimlerin dayandığı deliller, temel olarak ayetler, hadisler ve sosyal yapıyı koruma amacına yönelik fıkhi çıkarımlardır. Bu görüşün en temel dayanağı Ahzab Suresi 33. Ayettir: “Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın…” Buna göre “asıl olan mekan” evdir; dışarısı ise arızi (geçici ve zorunlu) durumlar içindir. Peygamber’imizin (s.a.s.) “Benden sonra erkekler için kadınlardan daha zararlı bir fitne (imtihan vesilesi) bırakmadım” (Buhari, Müslim) hadisi, kadının sosyal hayata kontrolsüz karışmasının toplumsal yozlaşmaya yol açaçığını bildirmektedir. Bazı hadislerde kadının evinin en iç kısmında kıldığı namazın, camide kıldığından daha faziletli olduğunun belirtilmesi, kadının evde bulunmasının manevi açıdan daha korunaklı olduğunu desteklemek içindir.
Nisa Suresi 34. ayet gereği erkekler “kavvam”dır ve ailenin geçimini sağlamak zorundadır. Alimler, Allah’ın kadını geçim derdinden muaf tuttuğunu, dolayısıyla kadının çalışmasının bir hak değil, ancak geçimini sağlayacak kimsesi yoksa (zaruret) başvuracağı bir yol olduğunu bildirirler. Fıkıhta nafaka, kadının evlilik hakları çerçevesinde kocası için “ihtibas” (evde bulunma/bağlı olma) etmesinin bir karşılığıdır. Eğer kadın dışarıda çalışırsa bu bağlılık ihlal edilmiş sayılacağından, zaruret dışında çalışması genel düzene aykırıdır. Kadının biyolojik ve psikolojik yapısının annelik, çocuk terbiyesi ve ev yönetimine daha uygun olduğu; ağır iş hayatının kadını fıtratından uzaklaştıracağı malumdur. Sosyal hayatta kadın ve erkeğin bir arada (ihtilat) bulunmasının, İslam’ın öngördüğü mahremiyet sınırlarını zorlayacağı için, belli şartlarla sadece “doktorluk, ebelik, öğretmenlik” gibi kadınlara has ihtiyaç alanlarında çalışmaya (zaruret gereği) izin verilebilir.
Genç ve bekar bir kadının dış dünyada tek başına bulunması, erkeklerle etkileşime girmesi (ihtilat) fitneye (günaha veya toplumsal bozulmaya) daha açık bir durumdur. “Def-i mefâsid, celb-i menâfiden evladır” (Kötülüğü önlemek, fayda sağlamaktan daha önceliklidir). Yani kadının para kazanmasından ziyade, onun iffetinin ve toplumun ahlaki yapısının korunması (kötülüğü önlemek) daha önemlidir. Bu yüzden sadece “geçim darlığı” gibi bir zorunluluk (zaruret) varsa bu risk göze alınabilir. Eğer iş yeri sadece kadınlara hizmet veriyorsa, yani müşteriler kadın ise bu durum “zaruret” şartını büyük ölçüde esnetir. Birçok alime göre, bu tür mahremiyete uygun bir iş yeri işletmek, bir kadın için geçim derdi olmasa bile, gerekli mahremiyet ve diğer hassasiyetlere azami gayret göstererek meşru görülebilir.

